Ana sayfa Proje & İnşaat İnşaat Sektöründe Dijital Çağın Başlangıcı “BIM”

    İnşaat Sektöründe Dijital Çağın Başlangıcı “BIM”

    0

    Dünya hızla değişmekte, hayatlarımız ise bu değişimden etkilenmektedir. Dijital devrim olarak nitelendirebileceğimiz bu dönüşüm hayatımızın her anında karşımıza çıkmaktadır. Teknolojinin gücü kendisine ayak uyduranları ileriye taşırken, adapte olamayanları ise gerilemeye mahkûm etmektedir.

    Bu değişimden nasibini alan inşaat sektörünün en büyük dönüşüm araçlarından biri BIM olmuştur. Sektördeki firmaların BIM ile ilişkisi; halihazırda aktif kullananlar, sıkça duyanlar merak edenler ancak henüz kullanamayanlar ve çok yakında duyacak olanlar…Yani kaçışı olmayan bir dönüşümden söz edeceğiz.

    Bir yapının fiziksel ve fonksiyonel özelliklerinin dijital olarak sunumu şeklinde ifade edilen kabul görmüş bir tanımı vardır BIM’in. İngilizce “Building Information Modeling” sözcüklerinin kısaltması, Türkçe’de ise “Yapı Bilgi Sistemi”, “Yapı Bilgi Modellemesi”, “Bina Bilgi Modellemesi” gibi karşılıklar bulmuştur kendine.

    Bir yapının dijital platformlarda farklı disiplinlere ait üç boyutlu akıllı ve parametrik modellerinin oluşturulması ile başlayan süreç; bu modellerin bir araya getirilerek koordinasyonun yapılması, çakışmaların giderilmesi, maliyete esas metraj verilerinin elde edilmesi, planlama süreçlerinde kullanılması şeklinde devam etmektedir.

    Tasarımdan yapıma ve işletme aşamalarına kadar kullanılması öngörülen bilgi modelleri elde edilmektedir. Klasik iki boyutlu proje üretim süreçleri ile kıyaslandığında büyük faydalar sağlanmaktadır. Modeller ile yürütülen tasarım süreçleri karar sürelerini kısaltmakta, disiplinler arası koordinasyon artmakta ve çakışmalar sahaya gitmeden çözülmekte ve nihayetinde güvenilir miktar verileri elde edilmektedir.

    Verimi arttırmak ve daha kısa sürelerde daha iyi işler yapabilmek için ortaya çıkmış konseptlerden biri olan BIM, elbette ki bir anda uygulayabileceğimiz ve maksimum verime ulaşabileceğimiz bir süreç değil. Tüm dönüşümlerde olduğu gibi bu sürecin de birtakım zorlukları var. İlki yazılımlarla yürütülen bu sürecin yatırım maliyetlerinin yüksek olması ve bu alanda deneyimli personel bulmanın zorluğu. Bir diğeri ise böyle köklü bir dönüşümün aslında iş yapış şekillerindeki kültür değişimi olması ve adaptasyon sürecinin zor olması.

    Dünya ülkelerine bakılacak olursa Amerika ve İngiltere başı çekmekle beraber, Norveç, Finlandiya, Japonya, Kore, Singapur, Avustralya gibi ülkelerde BIM’in yaygın kullanımı görülebilir. Avrupa’da bu konuda yapılan çalışmalar artarken, Dubai, Suudi Arabistan ve Katar’da BIM konusunda büyük yatırımlar yapılmakta, önemli gelişmeler olmaktadır. İngiltere’de yayınlanan National BIM Report’a (2017) göre, BIM kullanıcılarının oranı %62, BIM’in farkında olanların oranı %35 ve BIM’in farkında olmayanların oranı ise %3’tür. BIM kullanan yüklenicilerin sürelerin karşılaştırıldığı bir araştırmada Amerika ve Kanada’da 11 yıl ve üzeri BIM kullanıcı oranı %8, 6-10 yıl aralığında BIM kullanıcı oranı %28’tir (McGraw Hill Construction, 2013).

    Dünya ülkelerinde oranlar bu kadar yüksek iken ülkemizde durumlar nedir? Maalesef başlangıç aşamasındayız. Son yıllarda yerli sözleşmelerde karşımıza çıkmakta bu da farkındalığı arttırmaktadır. Özellikle kamu sözleşmelerinin bazılarında da BIM zorunluluğunun olması, müteahhitlerin ve tasarımcıların BIM’e geçiş oranlarını arttırmıştır. Bir o kadar da BIM’den habersiz, haberdar olsa da faydasına inanmayan sektör çalışanı bulunmaktadır. Yine de görünen şu ki ülkemiz de artık geri dönüşü olmayan bu yola girmiş bulunmaktadır.

    Her dönüşüm sürecinde olduğu gibi sektörün maruz kaldığı bu dönüşümün de tamamlanması zaman alacak, adaptasyon süreleri kısa olmayacaktır…

    Bu dönüşüm serüvenine dair bilinmeyenleri, merak edilenleri kısacası tümüyle “BIM” i yani  “Yapı Bilgi Modellemesi” ni ele alan yazı dizimiz devam edecektir.

    BİR CEVAP BIRAK

    Leave the field below empty!