Ana sayfa GAYRİMENKUL Kentsel Dönüşüm Faaliyetlerinde Harita Mühendisliğinin Yasal Görevlerine Dair Temel Hükümler

Kentsel Dönüşüm Faaliyetlerinde Harita Mühendisliğinin Yasal Görevlerine Dair Temel Hükümler

0

Kentsel Dönüşüm ve Harita Mühendisliğinin ilişkisini Prof.Dr. Tahsin Yomralıoğlu’dan dinledik. Harita Mühendislerinin kendi mesleki alanlarına sahip çıkmalarını sürekli dile getiren Yomralıoğlu, mesleğin öneminin ve gelecek meslektaşların da sahip olmaları gereken farkındalık bilincini öğrencilerine aşıladıklarını belirtti.

Prof.Dr.Tahsin Yomralıoğlu kentsel dönüşüm ve harita mühendisliği ile ilgili olarak “Son zamanlarda ülkemizde başlatılan kentsel dönüşüm projelerinin başarılı bir biçimde uygulanabilmesi hiç kuşkusuz, konunun uzmanlarınca ele alınmasıyla mümkün olabilecektir. Bu bağlamda tüm aşağıdaki açıklamalar ve mevzuat hükümleri bütüncül olarak incelendiğinde; kentsel dönüşüm içerikli bir imar uygulaması anlamında, proje alanlarının belirlenmesinden araziye uygulanıp tescil edilmesine kadar geçen süreçlerde pek çok aşamada; her türlü harita-mülkiyet-bilgi-belgelerin temini üretilmesi, ve/veya bu amaçla üretilen plan-proje-bilgi ve belgelerin tescile esas olacak biçimde koordinatları ile araziye uygulanması, aşağıdaki mevzuat hükümleri bağlamında ancak Harita Mühendisleri tarafından gerçekleştirilebilir.” sözleri ile açıklık getirmektedir.

TEMEL TANIMLAR

Arazi Yönetimi (Land Management) ; en genel haliyle “arazi kaynaklarının kullanım ve gelişimini yönetmek…” olarak bilinirken; Arazi İdaresi (Land Administration) kavramı 1990’lı yıllardan beri Dünya’da, özellikle de Uluslararası Haritacılar Birliği (FIG) tarafından çok etkin kullanılan, ancak ülkemiz için henüz yeni sayılabilecek bir olgudur…
Arazi İdaresi, dünyada geleneksel tapu-kadastro ve ölçme faaliyetlerinin arazi ile olan fonksiyonları açısından genişletilmiş bir hali olarak görülüp; “Arazi Yönetimi politikalarının uygulanması sırasında, özellikle araziye ilişkin mülkiyet hakları, arazi değeri ve arazi kullanımı hususlarında tespitlerin yapılması, kaydedilmesi ve bu bilgilerin paylaşılması süreci” olarak tanımlanmaktadır… Tüm bu tanımlamalar kapsamında, “kentsel dönüşüm” faaliyeti bir arazi idaresi işlevi olarak görülmektedir.

Kentsel dönüşüm konusunda ülkemizde henüz resmi bir tanımlama olmamakla birlikte; bu konuda farklı görüşler söz konusudur. Buna göre;
• Kentsel dönüşüm kamu erki kullanılarak bir kentin tümünün ya da belli bölümlerinin fiziksel, sosyal, ekonomik, kültürel ya da bütünsel olarak değişikliğe uğratılması eylemi olarak tanımlanabilir…
• Kentsel dönüşüm düzensiz yapılaşmış, afetlere ve kentsel risklere duyarlı, altyapısı yetersiz ve niteliksiz, yoğun yapılaşmış, imara aykırı yerlerdeki mülkiyetin; yeni plan verilerine uygun olarak düzenlenmesidir…
• Kentsel dönüşüm kimi zaman konut sorununun çözülmesi, kimi zaman da afete hazırlıklı olmayan kentsel dokuların afete hazırlıklı hale getirilmesi, kimi zaman da sosyal hakların bir uzantısı olarak ele alınabilir…

Sonuçta en genel haliyle Kentsel Dönüşüm;
• “…çağdaş yaşam vizyon ve eylemi olarak; kentsel bir alanın fiziksel, çevresel, sosyal ve ekonomik koşullarının sürekli iyileştirilmesini sağlamaya yönelik çok fonksiyonlu bir İMAR UYGULAMASIDIR…”

 

KENTSEL DÖNÜŞÜME İLİŞKİN MEVCUT YASAL MEVZUAT HÜKÜMLERİ

3194 sayılı İmar Kanunu (03/05/1985)
MADDE 18.- İmar hududu içinde bulunan binalı ve binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakat aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunların yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir.

5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıklarının Yenilenerek
Korunması ve Yasatılarak Kullanılması Hakkındaki Kanun (16/06/2005)
MADDE 1.- Bu Kanunun amacı, büyükşehir belediyeleri, büyükşehir belediyeleri sınırları içindeki ilçe ve ilk kademe belediyeleri, il, ilçe belediyeleri ve nüfusu 50.000’in üzerindeki belediyelerce ve bu belediyelerin yetki alanı dışında il özel idarelerince, yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş; kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca sit alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek, bu bölgelerde konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, tabiî afet risklerine karşı tedbirler alınması, tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılmasıdır. Bu Kanun, yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda oluşturulacak olan yenileme alanlarının tespitine, teknik altyapı ve yapısal standartlarının belirlenmesine, projelerinin oluşturulmasına, uygulama, örgütlenme, yönetim, denetim, katılım ve kullanımına ilişkin usûl ve esasları kapsar.

5393 sayılı Belediye Kanunu (Md.73 – 03/07/2005)

MADDE 73- Belediye, kentin gelişimine uygun olarak eskiyen kent kısımlarını yeniden
inşa ve restore etmek; konut alanları, sanayi ve ticaret alanları, teknoloji parkları ve
sosyal donatılar oluşturmak, deprem riskine karşı tedbirler almak veya kentin tarihî ve
kültürel dokusunu korumak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine konu olacak alanlar, meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ile ilân edilir. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda ilgili resim ve harçların dörtte biri alınır. Bir yerin kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilân edilebilmesi için; o yerin belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması ve en az ellibin metrekare olması şarttır. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan mülk sahipleri tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu (16/05/2012)

MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki
riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun,
sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve
yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.

Tespit, taşınmaz devri ve tescil
Md.4- Tasarrufların kısıtlanması
Md.5- Tahliye ve yıktırma
Uygulama işlemleri
MADDE 6- (1) Üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce
kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın
Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek….

Uygulanmayacak mevzuat

MADDE 9- (1) Bu Kanun uyarınca yapılacak olan planlar, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı
İmar Kanununda ve imara ilişkin hükümler ihtiva eden özel kanunlar da dâhil olmak
üzere diğer mevzuatta belirtilen kısıtlamalara tabi değildir. Bu Kanuna tabi riskli yapılar,
riskli alanlar ve rezerv yapı alanları hakkında 7269 sayılı Kanunun uygulanıyor olması
bu Kanunun uygulanmasına engel teşkil etmez.
b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun,
c) Afete maruz bölgeye ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla 15/5/1959 tarihli ve 7269
sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak
Yardımlara Dair Kanunun,
ç) 28/12/1960 tarihli ve 189 sayılı Millî Savunma Bakanlığı İskân İhtiyaçları İçin Sarfiyat
İcrası ve Bu Bakanlıkça Kullanılan Gayrimenkullerden Lüzumu Kalmayanların
Satılmasına Salâhiyet Verilmesi Hakkında Kanunun,
d) 18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri
Kanununun,
e) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun,
f) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun,
g) 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun,
ğ) 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununun,
h) 16/6/2005 tarihli ve 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların
Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun,
ı) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun,
i) Geri görünüm ve etkilenme bölgeleri bakımından 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı
Boğaziçi Kanununun,

AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUNUN
UYGULAMA YÖNETMELİĞİ (15/12/2012 28498 sy RG)

Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski
Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca, riskli yapılar ile riskli alan
ve rezerv yapı alanlarının tespitine, riskli yapıların yıktırılmasına, yapılacak planlamaya,
dönüştürmeye tabi tutulacak taşınmazların değerinin tespitine, hak sahibi olacaklarla
yapılacak anlaşmaya ve yapılacak yardımlara, yeniden yapılacak yapılara ve 6306
sayılı Kanun kapsamındaki diğer uygulamalara ilişkin usûl ve esasları belirlemektir.
MADDE 4 – (1) Rezerv yapı alan tespiti;
a) Alanın büyüklüğünü de içeren koordinatlı hâlihazır haritasını,
b) Alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını,
c) Alanda bulunan kamuya ait taşınmazların listesini,
ihtiva eden dosyaya istinaden, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak
Bakanlıkça belirlenir.
MADDE 5 – (1) Riskli alan tespiti;
a) Alanın, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol
açma riski taşıdığına dair teknik raporu,
b) Alanda daha önceden meydana gelmiş afetler varsa, bunlara dair bilgileri,
c) Alanın büyüklüğünü de içeren koordinatlı sınırlandırma haritasını, varsa uygulama
imar planını,
ç) Alanda bulunan kamuya ait taşınmazların listesini,
d) Alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını,
….

Taşınmazların değerinin tespiti

MADDE 12 – (1) İlgili kurum, uygulama alanındaki taşınmazların sınırını, yüzölçümünü
ve cinsini gösteren kamulaştırma haritasını veya krokiyi yapar veya yaptırır ve bu taşınmazların maliklerini ve bunların adreslerini tespit eder veya ettirir.
(2) Taşınmazın değeri; ilgili kurum bünyesinden en az üç kişiden teşkil olunacak kıymet
takdir komisyonları marifetiyle veya hizmet satın alınmak suretiyle tespit edilir.
(3) Taşınmazın değeri; taşınmaz değerleme konusunda uzman kişi, kurum veya
kuruluşlardan bilgi alınarak ve mahallin emlak alım satım bürolarından alınacak
bilgilerden de faydalanılarak, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun
11 inci maddesindeki esaslara göre tespit edilir.

Tüm yukarıdaki mevzuat hükümleri incelendiğinde; kentsel dönüşüm içerikli bir imar uygulaması anlamında, proje alanlarının belirlenmesinden araziye uygulanıp tescil edilmesine kadar geçen süreçteki bir çok aşamada; her türlü harita-mülkiyet-bilgi-belgelerin temini üretilmesi ve/veya bu amaçla üretilen plan-proje-bilgi ve belgelerin tescile esas olacak biçimde koordinatları ile araziye uygulanması, aşağıdaki mevzuat hükümleri bağlamında ancak Harita Mühendisleri tarafından gerçekleştirilebilir.

Buna göre;

(A) Tapu planları tüzüğü (27/08/2008, 26980 RG, Md.6)

Madde 1 – Bu Tüzüğün amacı, Türk Medenî Kanununun, taşınmazların tapu kütüğüne tescili ve sınırlarının belirlenmesinde esas alınmasını öngördüğü tapu plânlarının yapımına ve üzerindeki değişikliklerin izlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Madde 2 – Bu Tüzük, taşınmazların tapu kütüğüne tescil edilebilmesi için gerekli olan resmi ölçüme dayalı tapu plânlarının yapımı, üzerindeki değişikliklerin izlenmesi, hataların düzeltilmesi, kullanıcıya sunulması, aplikasyon ve yer gösterme ile ilgili hususları kapsar.

(B) Tescile konu olan harita ve plan yönetmeliği (06/08/1973, 14617 RG,
Md.2)

Madde 1 – Bu yönetmelik: Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yasalar uyarınca yapmakla yükümlü olduğu kadastro, tapulama ve tapu fen hizmetleri dışında kalan ve özellikle;
a) İmar planları, gecekondu imar plânları, arazi toplulaştırma plânları, toprak dağıtım plânları ve benzeri plânları, b) Kamulaştırma planlar, c) Sınırlandırma haritaları, ç) Hükme bağlanmış harita ve planlar, d) Özel parselasyon plânları ile benzeri diğer tescile konu olacak her türlü harita ve planların yapımı ile yetki, kontrol ve tescil işlemlerinde uygulanacak esasları kapsar.
Madde 2 – Plân ve haritaların sorumluluğu, bir Harita – Kadastro Y. Mühendisi veya mühendisi tarafından deruhte edilmiş olacaktır.

(C) Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği (15/07/2005,
22037 RG, Md.4)

Madde 2 − Bu Yönetmelik, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce üretilen ve üretilecek olan mekânsal bilgilerin elde edilmesi, derlenmesi, analiz edilmesi, coğrafi veri tabanında saklanması, görselleştirilmesi, araziye uygulanması ve sayısal elektronik ortamlarda iletimine ilişkin teknik esasları kapsar.
Madde 4 − Büyük ölçekli mekânsal bilgilerin ve haritaların kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek veya tüzel kişilerce üretilmesi veya ürettirilmesi durumlarında, proje kapsamında olsa bile, yetki ve sorumluluk yasal yetkiyi haiz bir jeodezi ve fotogrametri (harita, harita ve kadastro) mühendisi tarafından üstlenilir.

(D) Lisanslı Harita Kadastro ve Büroları Hakkındaki Kanun (5368 sy. Kanun, 16/06/2005, 25860 RG)

Madde 1- Bu Kanunun amacı, kadastro teknik hizmetlerinin yerine getirilmesini sağlayacak lisanslı harita ve kadastro mühendislerinin faaliyet, denetim ve sorumluluklarına ve kuracakları harita ve kadastro bürolarına dair esas ve usulleri belirlemektir. Kadastro teknik hizmetlerinden tescile tâbi olmayan işlemlerin yapım ve kontrolü, tescile tâbi olan işlemlerin yapım sorumluluğu lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarınca yerine getirilir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşları ile lisans sahibi harita ve kadastro mühendislerinin diğer kanunlar ve ilgili mevzuata göre hak, görev ve yetkileri devam eder.

 

Prof.Dr. Yomralıoğlu sözlerini aşağıdaki gibi sonlandırmıştır;

“Sonuçta bir kentsel dönüşüm proje uygulama sürecinde; tasarım, proje, fizibilite ve inşaat yapım aşamalarının her anında; halihazır harita ile mevcut durum tespiti, tapu-kadastro ve hak sahiplerinin belirlenmesine yönelik mülkiyet analizi, arazi değerlemesi ve kat mülkiyet esaslarına göre yeni mülkiyet oluşumu, dağıtım ve tahsis hesaplamaları, en önemli süreçlerdir. Ancak hepsinden önemlisi unutulmamalıdır ki sonuçta, tıpkı diğer imar uygulamalarında olduğu gibi, onaylanıp TAPUYA TESCİL edilemeyen bir kentsel dönüşüm projesi de asla tamamlanmış olamayacaktır. Dolayısıyla, kentsel dönüşüm sürecinin önemli adımları, Harita Mühendisinin sorumluluğu kapsamındadır ve teknik uygulamada da HARİTA MÜHENDİSLİĞİ’nin en temel görev ve yetkileridir.”

BİR CEVAP BIRAK

Leave the field below empty!