Balkanlar’ın Kalbinde Bir Dubai “Belgrad Waterfront”

0
511

2019 yılı başlarında uzun süredir tartılışan bir kentsel dönüşüm projesini incelemek için Belgrad’da bulundum. Başta Avrupa’da olmak üzere dünyadaki yatırımcılarının dikkatleri bu şehir üzerinde. Bu şehir Sava nehrini içerisinde barındırmakta olup, nehir kenarı dönüşmeye ihtiyacı olan atıl bir durumdaydı. Uzun zamandır bu şehrin yenilenmeye ihtiyacı olduğu söyleniyordu. Ülke olarak bakıldığında, Sırbistan konum olarak Avrupa’nın stratejik açıdan önemli olduğu bir bölgede yer almaktadır. Balkan ülkeleri arasında Avrupa Birliği üyeliğine en yakın iki ülkeden biri olarak öne çıkmaktadır. (Bir diğeri de Karadağ). Bu sebeplerle ülkeye yapılan yatırım potansiyelinin son on yılda ciddi anlamda arttığı görülmektedir.

2015 yılında başlayan ve yerel halk tarafından protestolara neden olan “Belgrad Waterfront” projesi Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli Eagle Hills tarafından hayata geçirilmektedir. Proje, Sırbistan hükümeti tarafından kentsel dönüşüm projesi olarak isimlendirilmiş olup  Sava nehrini ve atıl durumdaki bölgeyi tamamen dönüştürecektir. Sahipsiz binaların yerine lüks bir kompleks, gökdelenler, beş yıldızlı oteller ve restoranlar, daireler ve çok sayıda alışveriş merkezine yer verilecek. “Balkanlar’ın kalbinde bir Dubai mi yaratılacak?” sorusunu istemsiz bir şekilde sorduruyor insana…

 

Belgrad‘da, Sava Nehri’nin yanı başında yaklaşık 2 milyon metrekarelik alanda hayata geçirilecek proje kapsamında; çok sayıda lüks daire, park, otel, alışveriş merkezi, eğitim ve sağlık merkezleri, yürüyüş alanları ve 180 metre yüksekliğinde Belgrad Kulesi inşa edilecek.

Halkın büyük çoğunluğu bu projeye karşı çıkıyor. İlk sorun projenin seçilen konumundan kaynaklanıyor. Belgrad’ ın nehir kıyıları belediye mülkiyeti altındadır dolayısıyla yabancı bir firmaya bu yetkinin verilmesi halk tarafından onaylanmamaktadır. Normal şartlarda çoğu projeye başlanılmadan önce, ülke bir referandum geçirir. Belgrad Waterfront projesi için böyle bir uygulamaya yapılmadı ve halkın tepkisi artmaya devam etti.  Bu sebeplerle yerel halk, bölgenin rant uğruna yabancı yatırımcıya verildiğini düşünmektedir. Nehir kenarında inşa edilen yüksek katlı yapılar ve karma bir proje olmasının Belgrad kentinin dokusuna ve ruhuna dair olmayacağı düşünülmektedir.  Burada kentsel dönüşümden ziyade bir soylulaştırma projesi yapılıp zengin yatırımcı bölgeye gelerek, yerel halk maalesef ki yerinden edilecektir.

Dünyanın neresi olursa  olsun kapitalist düzen şehircilik anlayışını ele geçirmiş durumda. İnsanca yaşamak, yaşatmaktan çok, ne kadar kazanırız düşüncesi ile kendi geleceğimize, gelecek nesillere, tüm canlılara ve doğaya ihanet etmekteyiz.

Projenin otel, konut ve avm alanları dışında vaad ettikleri ise; yeni kamusal alanlar, yayalar için öncelikli alanlar ve Belgrad’ın kültürel, sosyal yaşamını canlandırmak.. 2015’de başlayan Avrupa’nın en büyük kentsel dönüşüm projesi Belgrad Waterfront halen devam etmektedir. Ve hatta 200.000 ila 350.000 Euro dan satışa sunulan konutlarda oturumlar başladı bile.

Kentsel dönüşüm, yenileme, soylulaştırma, kalkındırma adına ne derseniz deyin, bu projeleri idare edenlerin kendisine sorması gereken ilk soru şu olmalı; bu projelerde bizden, özümüzden bir şeyler bulabiliyor muyuz? Geleneksel alışkanlıklarımızı, kültürümüzü, koruyabiliyor muyuz?

Maalesef, hayır…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here