Bilim İnsanları 23 Milyon Yıl Önce Batmış Gizli Kıtanın Haritasını Çıkardılar

Must read

ArcGIS Pro Kitabı Sürüm 2.8 için Güncellendi

ESRI tarafından geliştirilen ArcGIS Pro uygulamasının kullanımına ilişkin ArcGIS Pro kitabı, en son sürüm olan 2.8 için güncellendi. Bu dördüncü baskı, yeni gözden geçirilmiş coğrafi...

Veri Küpü Nedir?

Veri küpleri, verilerin çok boyutlu dizilerde (n-D diziler) depolandığı bir veri yapısı biçimidir; veriler bir veya daha fazla mekansal veya zamansal boyut içerir. Veri...

Biyofilik Akıllı Şehirler

İnsanların yaşadıkları çevreye bağlı oldukları inkar edilemez. Gün geçtikçe biyofili ve biyofilik bina tasarımı kavramıyla ilgili daha fazla araştırma ortaya çıkıyor. Bir diğer trend olan...

Termal Kameralı Dronlar ve Kullanım Alanları

Bugün piyasada bulunan insansız dronlar artık sadece hobiler için eğlenceli bir alet olarak düşük çözünürlüklü, standart optik kameralarla donatılmış değil. Günümüzün dronlarının çoğu, devlet...
Nursinem Handan ŞAHAN
Graduated from Yıldız Technical University, Department of Geomatics Engineering in 2018 as an honour student. During her undergraduate education, she studied at the Warsaw University of Technology with the Erasmus + program. Currently continuing her education at Istanbul Technical University, Department of Geographical Information Technologies.

Bilim insanları, 23 milyon yıl önce denize batan ‘kayıp’ sekizinci kıta olan Zealandia‘nın gizemini çözmek için Avustralya’nın deniz tabanını araştırıyorlar. Avustralyalı ve ABD’li uzmanlar, Zelandiya’nın kuzey-batı ucundaki deniz tabanının derinliğini haritalamak için araştırma gemisi Falkor’da denizde 28 gün geçirdiler.

Seabed 2030 projesine sundukları 14.286 mil kare (37.000 km²) alandan batimetrik veri topladılar. Bu çaba, 2030 yılına kadar tüm dünyanın okyanus tabanlarının halka açık bir batimetrik haritasını üretmeyi amaçlıyor.

Queensland Üniversitesi’nden keşif gezisi lideri ve jeolog Derya Gürer, “Zelandia’nın sırlarını daha yeni keşfetmeye başlıyoruz – yakın zamana kadar gizli kalan bu alanın çalışılması çok zor olduğu biliniyor.”

“Zelandia, 83 ila 79 milyon yıl önce Gondwanaland’dan ayrıldıktan sonra çöken, neredeyse tamamen batık bir kıtasal kabuk kütlesi.”

Kredi: GNSScience
Yeni Zelanda ve Yeni Kaledonya’nın dalgaların üzerinde kaldığı, en çok batık olan kıta, ilk olarak jeologlar tarafından 2014’te keşfedildi. Resimde, yalnızca küçük bir kısmı karada çıkıntı yapan 1.930.511 mil karelik Zelanda kıtasının tektonik haritası. Haritada kıtasal kabuk kırmızı, turuncu, sarı ve kahverengi tonlarda gösterilirken okyanus kabuğu mavi gölgeli. Volkanik ada yayı kabuğu pembe, büyük magmatik bölgeler yeşildir.

Gondwanaland, bugün Güney Amerika, Afrika ve Antarktika olarak tanıyacağımız kara kütlelerini içeren süper kıtaya verilen addır. Pangea‘nın daha büyük süper kıtasının bir parçası olmadan ve yaklaşık 180 milyon yıl önce parçalanmaya başlamadan yaklaşık 550 milyon yıl önce oluştu. Dr. Gürer devam etti, “Zelandia 4,9 milyon kilometre karelik [1.9 milyon mil kare] bir alana yayılıyor ve Queensland’in yaklaşık üç katı büyüklüğünde.”

“Keşifimizde, Avustralya ve Zelanda arasındaki koridor olan Cato Trough bölgesindeki Tasman ve Mercan Denizleri arasındaki dar bağlantının nasıl oluştuğunu daha iyi anlamak için deniz tabanının topografik ve manyetik verileri toplandı.”

Deniz tabanı, hem Avustralya hem de Zelanda kıtasal levhalarının karmaşık jeolojik tarihini anlamak için ipuçlarıyla dolu. Bu veriler aynı zamanda Avustralya ve Zelanda levhaları arasındaki kabuğun karmaşık yapısını anlamamızı da sağlayacak. Yapının geçmişte Avustralya ve süper kıta Gondwana’dan ayrılmış birkaç küçük kıtasal parçayı veya mikro kıtaları içerdiği düşünülüyor.”

Kredi: Derya Gürer
Resimde: araştırmacılar ıslak laboratuvarda mikroplastikler için örnek aldı.

Araştırmacılar, Mercan Deniz Parkı’nda batimetrik araştırmalarını yürütürken, deniz kuşlarını inceleme ve okyanus mikroplastik kirliliğini izleme fırsatını da yakaladı.

Yine Queensland Üniversitesi’nden yer bilimci Tara Jonell, “Geminin deniz suyu akış sistemi aracılığıyla, bir önceki yolculukta toplanan 40 örneğe ek olarak 100’den fazla mikroplastik örneği analiz ettik” dedi. “Yalnızca bir örnek görünür herhangi bir mikroplastik içermiyordu” diye ekledi.

Denizdeki plastik kirliliğiyle mücadele için bir bilim projesinde de yer alan Dr. Gürer’e göre, 3,5 kilometreye kadar derinliklerde toplanan deniz suyu bize açık bir mesaj veriyor. “Okyanusun derinliklerinde daha yüksek bir mikroplastik lif konsantrasyonu var gibi görünüyor” diye açıkladı.

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -

Latest article

ArcGIS Pro Kitabı Sürüm 2.8 için Güncellendi

ESRI tarafından geliştirilen ArcGIS Pro uygulamasının kullanımına ilişkin ArcGIS Pro kitabı, en son sürüm olan 2.8 için güncellendi. Bu dördüncü baskı, yeni gözden geçirilmiş coğrafi...

Veri Küpü Nedir?

Veri küpleri, verilerin çok boyutlu dizilerde (n-D diziler) depolandığı bir veri yapısı biçimidir; veriler bir veya daha fazla mekansal veya zamansal boyut içerir. Veri...

Biyofilik Akıllı Şehirler

İnsanların yaşadıkları çevreye bağlı oldukları inkar edilemez. Gün geçtikçe biyofili ve biyofilik bina tasarımı kavramıyla ilgili daha fazla araştırma ortaya çıkıyor. Bir diğer trend olan...

Termal Kameralı Dronlar ve Kullanım Alanları

Bugün piyasada bulunan insansız dronlar artık sadece hobiler için eğlenceli bir alet olarak düşük çözünürlüklü, standart optik kameralarla donatılmış değil. Günümüzün dronlarının çoğu, devlet...

Mekansal Veritabanı Nedir?

Mekansal Veritabanı nedir? Bir mekansal veritabanı, mekansal verileri veya geometrik bir alanı tanımlayan verileri depolamak ve bunlara erişmek için geliştirilmiş bir veritabanıdır. Bu veriler genellikle...