Yer Seçim Kuramı

0
661

Birçok kullanım amacına yönelik taşınmaz bulunmaktadır. Yatırımcılar doğru konumda doğru taşınmazın konumlandığında ve doğru fonksiyonun seçildiğine emin olmak isterler sonuçta her yatırımın bir geri dönüşü var. Bu anlamda en etkin ve verimli kullanım analiz edilmeli, doğru yerde doğru taşınmazın/taşınmazların konumlandırılması yapılmalıdır.

Yer seçimini sadece arsa/arazi olarak düşünmemek gerekir, günümüzde fonksiyon değişiklikleri, bölgesel ihtiyaçların analizine göre kullanım amacı değişen taşınmazlarla karşı karşıyayız. Yani taşınmazın kullanımının değişebilir olmasına bağlı olarak da doğru kullanım amacına dönüştürmek de bir seçimi, bir karar ve analiz aşamasını beraberinde getirmektedir.

Yer seçimi kuramı, ekonomik faaliyetlerin mekânsal olarak optimum yer seçimi ile ilgilidir. Bu kuram, ekonomik coğrafya, bölge bilimi ve mekânsal ekonominin önemli bir dalını teşkil etmektedir. Bir yer seçimi modelinin amacı, bir tesis veya üretim merkezi ile kullanıcılar veya müşteriler arasındaki toplam uzaklığı veya ulaşım maliyetini en aza indirmektir. Farklı konularda yer seçimi problemlerinin çözümüne örnek olarak, tesis yer seçimi yani hastane, okul, kütüphane gibi, depo ve fabrika yer seçimi, otel ve ofis yer seçimi, alış-veriş merkezi yer seçimi, acil servis ve itfaiye yer seçimi modelleri verilebilir. Rekabet konusu mevcut talebin arttırılması veya paylaşılması, karın maksimum edilmesi şeklinde yer seçimi modellerine ilave edilmiştir (Dökmeci, 2017).

Yer seçimi kuramı, ilk önce, 19.yüzyılda, tarım ekonomisi (Von Thünen, 1826) için geliştirilmiştir. Bu kuram, kırsal alanda farklı tarım ürünlerinin bir merkez etrafında, ulaşım masrafı göz önüne alınarak, halkalar şeklinde nasıl yerleşeceğini açıklamaktadır. Bu kavram daha sonra, Park ve Burgess (1925) tarafından, bir sanayi şehrinde, iş merkezi etrafında farklı arazi kullanımlarının halkalar şeklinde nasıl yer alacağını açıklamak için kullanılmıştır. 20.yüzyılın başında, Weber’in (1909) kuramı pazara ve hammadde kaynağına olan toplam uzaklığın ulaşım maliyeti en az olacak şekilde sanayi tesislerinin yer seçimini tayin etmek için geliştirilmiştir. Bu kuram daha sonra Isard (1956) tarafından arazi kullanımı, işgücü maliyeti ve yığılma ekonomileri de göz önüne alınarak genişletilmiştir. Bundan başka, Hotelling (1929) rekabet kavramını ilk olarak ele alarak, bir doğru boyunca iki satıcının nasıl yerleşeceğini incelemektedir. Daha sonra ortaya konan, merkezi yer kuramı (Christaller, 1933, Lösch, 1954) şehirlerin ve hizmet sektörünün sayı, büyüklük ve aralarındaki uzaklığa, bölge veya ülke içinde şartların homojen dağıldığı kabul edildiğine göre, yer seçimini açıklamayı amaçlamaktadır.

1950’lerde ve 1960’ların başında bazı yazarlar, üretim merkezlerinin yer seçimi ile ilgili olan ekonomik faktörleri göz önüne alarak modellerini geliştirmişlerdir (Lösch, 1954; Moses, 1958; Cooper, 1963). Ayrıca, 1960’ların ortalarına kadar yapılan çalışmalar, yer seçimi kuramını birleştirmekten çok, birbirinden bağımsız uygulamalardan ibarettir. Bunlardan bazılarına örnek olarak, itfaiyenin yer seçimi (Valinski, 1955), tren ulaşım ağı yer seçimi (Mansfield ve Wein, 1958), çöp toplama merkezi yer seçimi (Wersan ve diğ., 1962), fabrika yer seçimi (Burstall ve diğ., 1962) verilebilir.

Hakimi ve Maheshwari (1972) bir ağ üzerinde tesis yer seçimi yapmak için toplam uzaklıkların minimum edilmesine dayanan bir model geliştirmiştir.

1980 sonrası, küreselleşmenin etkisi sonucu bazı sanayilerin, kültürel işlevlerin ve büyük şehirlerin etki alanları kendi bölge ve ülkelerinin sınırlarını aşmıştır (Sassen, 1991; Esparza ve Kremenec, 1994).

Gelişen ekonomiler, uluslararası ilişkiler ve etkileşmenin artması sonucu yer  seçim modellerinin geliştirilmesi ihtiyacı doğmuştur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here